6 Şubat'ta art arda yaşanan iki deprem felaketinin ardından Büyükşehir Belediyemiz 11 Mart 2023 tarihli yazımız ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından söz konusu alanda planlama, projelendirme ve uygulamalara ilişkin Belediyemize yetki devrinin yapılması ve rezerv yapı alanı içerisinde kalan Hazine mülkiyetlerinin yine anılan kapsamda değerlendirilmek üzere Belediyemize devir edilmesi talep edilmişti. Ancak, Bakanlığın 12.05.2023 tarihli cevabi yazısında söz konusu alanın Toplu Konut İdaresi Başkanlığına (TOKİ) devredildiği tarafımıza bildirilmiş ve Kocakır Bölgesindeki rezerv alanın devrine ilişkin talebimiz reddedilmiştir. Zemini depreme karşı son derece dayanıklı ve sağlam olan bölgede TOKİ'nin nasıl bir projeyi hayata geçireceğini takip edeceğiz.
Hayvan barınağı meselesinde ise durum hiç de Murat Özcan'ın söylediği gibi değildir. Belediyemizin hayvan barınağı için arsa talebi olmuş ancak yıllardan beri Bakanlıktan henüz 'olur' yazısı gelmemiştir. Hazineye ait ve barınak olmaya elverişli olan arazi için Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü onay vermiş ve talebi Bakanlığa iletmiştir. Ancak Bakanlıktan henüz dönüş olmamıştır. Plan ve projemiz hazır, yer tahsisi yapıldığında yapımına başlayacağız.
Bazı mahallelerde neden kentsel dönüşüm uygulanamadığı konusunda ise şu bilgiyi verebilirim. Fevzi Çakmak, Esentepe, Sütlüce, Yeşiltepe, Huzur, Yenidoğan, Erenköy, Karapınar, Gündoğdu ve Sanayi Çarşısı gibi bölgelerde ikamet eden vatandaşlarımız parseli küçülmeden, imar uygulaması yapılmadan, parselin konumu değiştirilmeden ya da parselin şuyulu duruma getirilmeden, bulunduğu konumda sadece kat artışı talep etmektedirler. Ancak söz konusu alanlar fiiliyatta yapılaşmasını tamamlamış, boş alanı neredeyse bulunmayan yerleşik alanlardır. Kat artışı verildiği takdirde, nüfus artışına paralel sosyal donatı alanı, yeşil alan, okul, ibadethane gibi donatılar için yer ayrılması mümkün olamayacaktır. Dolayısı ile boş alanı veya hazine mülkiyeti sınırlı olan bu bölgelerde imar planı değiştirilerek hem vatandaş taleplerinin karşılanması hem de mevzuata uygun, sağlıklı, yaşam kalitesi yüksek alanlar oluşturulması mümkün olmamaktadır.
Şimdi de gelelim, gündemi uzun zamandır işgal eden, yıkımı tamamlanan Kurtuluş Pazaryeri meselesine. Murat Özcan birçok iddia ve eleştirisinde olduğu gibi, Kurtuluş Pazaryeri ile ilgili de, yeterli bilgiye sahip olmadan 'siyasi amaçlı' sözler sarf ediyor. Kurtuluş Pazaryeri alanı 1991 tarihinde, 2016 yılına kadar Belediyemize bırakılmıştır. Bakanlar Kurulu Kararı ile 'Riskli Alan' olarak ilan edilen Kurtuluş Pazaryeri alanında Belediye Başkanlığımız yetkilendirildiği için Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı arasında bir protokol imzalanmış ve Kurtuluş Pazaryeri 14.03.2018 tarihinde 'Afet Riskli Alanda Kullanılmak Üzere' şerhiyle Belediyemize devir işlemi yapılmıştır. 'Afet Riskli Alanda Kullanılmak Üzere' şeklindeki şerhten dolayı Kurtuluş Pazaryeri ile ilgili her türlü gelişme Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne bildirilmiştir. Daha sonra da Pazaryeri binasının deprem açısından riskli olması sebebiyle Kurtuluş Pazaryerinin faaliyetinin sonlandırılmasına karar verilmiş ve Kurtuluş Pazar Marketin yıkım işlemleri ile ilgili çalışmalar Eskişehir Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne bildirilmiştir. Kurtuluş Pazaryeri binasının tahliye işlemleri 10.Mayıs.2022 tarihi itibariyle tamamlanmıştır. 09.Mayıs.2022 tarihinde Bakanlık Kurtuluş Pazar Market binasının yıkılmasında sakınca olmadığını belirtmiştir. Ancak alanda yıkımın ardından yürütülecek uygulamalara ilişkin 17.04.2017 tarihinde düzenlenen protokolün feshedilmesi ve protokol kapsamında devri gerçekleştirilen Kurtuluş Pazaryeri alanının Hazineye iadesinin uygun görüldüğü Belediyemize bildirilmiştir. Deprem riski nedeniyle tekrar faaliyete geçmesi mümkün olmayan Kurtuluş Pazaryerinin yıkımı Bakanlığın yazısı doğrultusunda tamamlanmıştır.
Bu süreçte Büyükşehir Belediyemiz Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile Kurtuluş Pazaryerinde ne şekilde işlem yürütüleceği konusuna açıklık getirilmesi amacıyla birçok yazışma yapılmıştır. Yaklaşık 20 gün önce 02.08.2023 tarihinde, Eskişehir Valiliği vasıtasıyla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bir yazı gönderilmiştir. Söz konusu yazıda, bölge halkının ve Pazar esnafının yaşadığı mağduriyetin sıklıkla kamuoyunun ve Belediyemizin gündeminde yer aldığı, söz konusu mağduriyetlerin önüne geçmek adına alanla ilgili projelendirme çalışmalarımızın tamamlandığı bildirilmiştir. Bakanlıktan, inşaat ve imalat sürecinin Bakanlığın bilgisine de sunduğumuz proje doğrultusunda ivedilikle başlanması amacıyla işlemlerin Belediyemiz tarafından yürütülüp yürütülemeyeceğine ilişkin cevabi görüşün 10 gün içerisinde Büyükşehir Belediyemize iletilmesi istenmiştir. Bu görüşün iletilmemesi durumunda ilgili mevzuat uyarınca gerçekleştirilecek yapım işi ihalesi ve ruhsatlandırma vb. işlemlerin Belediyemizce yürütüleceği belirtilmiş, ileride bu işlemlerden doğabilecek mülkiyet ve tapu kaydındaki şerhten dolayı Belediyemizin hiçbir şekilde (hukuki, tazmini vb.) sorumlu tutulamayacağına ilişkin yazı Eskişehir Valiliği aracılığı ile Bakanlığa gönderilmiştir. Bakanlık 11.08.2023 tarihli yazısı ile Kurtuluş Pazaryerinde Belediyemizin tasarruf hakkının bulunmadığı bildirmiştir. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi'nin projelendirme ve inşaat işlemlerine başlamaması gerektiği ve söz konusu alanın Hazineye iade işlemlerinin tamamlanması gerektiği Belediyemize bildirilmiştir. Sonuç olarak Sayın Murat Özcan’ın iddia ettiği gibi 'biz yıktık ama ondan sonra engelleniyoruz zihniyeti' eleştirisi gerçeği yansıtmamaktadır. Kurtuluş Pazaryerinin tahliye ve yıkım işlemi Bakanlık tarafından Belediyemize yaptırılmıştır. Ancak ihale dosyası ve yapım bütçesi hazır bulunan 'Yeni Pazar Market Projesi' Bakanlık tarafından söz konusu alanda Büyükşehir Belediyesinin tasarruf hakkı bulunmadığı gerekçesiyle gerçekleştirilememektedir.
Evet arkadaşlar, Kurtuluş Pazaryeri hem halkımız hem de esnafımız için son derece önemli bir meseledir. Büyükşehir Belediyesi olarak, yeni pazaryeri yapımı için hem projemiz, hem bütçemiz hazırdır. Ancak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Büyükşehir Belediyesinin alanda tasarruf hakkı olmadığını, bu nedenle de projeyi hayata geçiremeyeceğimiz söylüyor. Bizim Büyükşehir Belediyesi olarak Kurtuluş Pazaryerini yeniden yapmamak gibi bir kararımız tavrımız yok. Yapamayacağımızı kim söylüyor, son kez tekrar ediyorum, bunu Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı söylüyor.
Son olarak Murat Özcan'ın Büyükşehir Belediyemizin öğrenci yurduna karşı olduğu şeklinde bir algı yaratılmaya çalışılıyor. Bu da doğru değildir. Biz Muttalip Bölgesinde yapılan öğrenci yurduna değil, yapıldığı yere karşıyız. Şehirden çok kopuk bir alana yapıldığı için alt yapı ve üst yapı konusunda ekstra harcamalar yapılması gerekiyor. Şu anda burada kalan öğrenciler ulaşım konusunda büyük güçlükler yaşıyorlar. Yoksa şehrimizdeki üniversite öğrencileri için, gençler ve çocuklar için bunca hizmeti, hayata geçirmiş bunca projesi olan Büyükşehir Belediye Başkanımız Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen’in ve Büyükşehir Belediyemizin 'öğrenci yurtlarına karşı' olması gibi bir şey asla düşünülemez” dedi.
Toplantıyı Eskişehir halkının 24 yıldır gerçekleri gördüğünü ve bu çerçevede 5 dönemdir Yılmaz Büyükerşen’i göreve layık gördüğünü hatırlatarak sonlandıran Önder: “Büyükşehir Belediye Başkanımız Prof. Dr. Sayın Yılmaz Büyükerşen, 24 yılı aşkın bir süredir bu şehri yönetiyor. Yaptıkları ortada. AKP ise, kurulduğundan bu tarafa, yerel yönetimlerde benzer yöntemleri hep uyguladı. Her şeyden şikâyet ettiler, her şeyi kötülediler, ellerinden geldiğince de engellediler. Şimdi de yapılan şey budur. Onların 21 senedir anlayamadıkları, Eskişehir halkının 5 dönem boyunca neden hep Yılmaz Büyükerşen'e oy verdiğidir. Bunun sırrını çözemedikleri için her seferinde aynı yönteme başvuruyor ve her seferinde de kaybediyorlar. Eskişehir halkı, hak edenin hakkını verir. Bundan sonra da böyle olmaya devam edecektir. dedi.